• 28 Mart 2026 00:21

Güncel Haberler

Güncel Haberler

Bakan Kurum: “COP31 Başkanlığı olarak tüm insanlık için harekete geçiyoruz”

Byadmin

Mar 27, 2026

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Zirvesi (COP31) bilgilendirme toplantısında, “COP31 Başkanlığı olarak tüm insanlık için harekete geçiyoruz. Temiz enerjiye erişimi olmayan 730 milyon insan için çözüm üretmeye katkı sağlayacağız” dedi. Toplantıda konuşan BM Genel Sekreteri İklim Eylemi Özel Danışmanı Selwin Hart ise, Türkiye’nin başkanlık sürecine ilişkin, “Türkiye çok muazzam bir liderlik sergiliyor. Küresel iklim krizine gösterdikleri liderlik inanılmaz” dedi.

9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek olan zirve öncesinde yapılan toplantıda, zirvenin kapsamı, hedefleri ve hazırlık süreci ele alındı. Yüzden fazla temsilciye hitap eden Bakan Kurum, küresel ölçekte artan krizler ve iklim değişikliğinin etkilerine dikkat çekerek, COP31’in yalnızca bir zirve değil, aynı zamanda somut sonuçların üretileceği bir dönüm noktası olacağını vurguladı.

“Dünya değişiyor, riskler artıyor”

Bakan Kurum konuşmasında, “Birleşmiş Milletler çatısı altında, COP31 Başkanı olarak sizlere hitap etmekten büyük bir mutluluk duyuyorum. Bu önemli buluşmaya teşrif eden sizleri, sizlerin nezdinde ülkelerinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bugün burada ortak evimiz dünyanın geleceğine yön verecek, daha da önemlisi insani sorumluluğumuzu yerine getirecek bir zirveye hazırlık için aradayız. Dünya değişiyor, küresel gerçekler yeniden şekilleniyor. İçinden geçtiğimiz dönem; jeopolitik kırılmaların arttığı, belirsizliklerin derinleştiği, risklerin çoğaldığı bir dönem ve hepimiz bundan etkileniyoruz. Ortadoğu’daki gerginlikler ve Hürmüz Boğazı’ndaki riskler enerji ve su güvenliğini tehdit ediyor. Ukrayna-Rusya çatışması devam ediyor; bölgesel güvenlik ve enerji akışları baskı altında. Bölgesel ve küresel siyasi dengelerin kodları kökten değişiyor. Tüm bunların yanında küresel çapta etkisi süren kuraklık, su stresi ve aşırı hava olayları artıyor; iklim krizinin olumsuz etkileri siyasi, ekonomik, kültürel bir dönüşümü tetikliyor. Türkiye, çizilen bu zorlu tabloya karşı, barış ve huzuru hakim kılmak için, son derece yapıcı bir diplomasi ve çözüm odaklı bir duruş sergiliyor. Biliyoruz ki dünyamıza karşı da sorumluluklarımız var. Artık her sabah, dünyanın herhangi bir köşesindeki doğal afetin acı sonuçlarına, yıkıcı etkilerine uyanıyoruz. İnsanlık şayet sürdürülebilir bir geleceğe ulaşacaksa, bunun yegane yolu vardır. O da tüm ülkelerin eşit hakka sahip olduğu bir dünya düzenine erişmektir. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi ‘kimseyi geride bırakmayan’ bir anlayış değişimidir, daha adil bir dünyayı kurmaktır” ifadelerini kullandı.

A W670832 04

“İklim meselesi sadece çevre değil, insanlığın geleceğidir”

Kurum, iklim krizinin ekonomik ve güvenlik boyutlarına da dikkat çekerek, “Kıymetli katılımcılar, COP31 vizyonumuzun temeli de bu, daha adil bir dünya için taahhütleri uygulamaya dönüştürmek, güveni inşa etmek ve somut sonuçlar üretmek. Artık çok net biliyoruz ki iklim meselesi, yalnızca çevresel bir mesele değildir. Bu mesele; ekonomidir, kalkınmadır, güvenliktir; yani insanlığın geleceğidir. Bugün dünya bize net bir tablo sunuyor: Kuraklığın küresel maliyeti yıllık 300 milyar doların üzerinde. Dünya nüfusunun yarısı, yılın en az bir ayında su kıtlığı yaşamakta. 2035 yılına kadar elektrik ihtiyacının yüzde 40 ila yüzde 50’nin üzerinde artması beklenmekte. Belki de en çarpıcı veri şu: Küresel iklim finansmanı ihtiyacı yıllık 7,5 ila 9 trilyon dolar seviyesinde. Bugün ulaşılan finansman ise yalnızca 1,9 trilyon dolar düzeyinde. Aradaki bu farkın bize ne söylediğini biliyorsunuz. Bu mücadele hızlanmazsa, maliyet katlanarak büyüyecek; etkiler geri döndürülemez şekilde derinleşecek. Bugün iklime uyum için harcadığımız 1 dolar, yaşadığımız herhangi bir afetin sonunda harcanacak 10 dolardan bizi kurtarıyor. Bu nedenle, COP31’i yalnızca yeni taahhütlerin dile getirildiği bir platform olarak görmüyoruz. Biz COP31’i küresel bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor, sürece güçlü bir tecrübe ve net bir vizyonla hazırlanıyoruz” dedi.

“COP31 üç temel ilkeye dayanıyor: Diyalog, uzlaşı ve aksiyon”

Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı yaklaşımının temel ilkelerine değinerek, “Krizlerde üstlendiğimiz yapıcı rol, insani meselelerdeki etkinliğimiz ve çözüm odaklı diplomasi anlayışımızla hem masada hem sahadayız. COP31 Başkanlığı yaklaşımımız üç temel ilkeye dayanıyor: Diyalog, uzlaşı ve aksiyon. Diyalogla insanlığın bize olan güvenini yeniden tesis edeceğiz. Uzlaşıyla, ortak derdimize ortak devalar bulacağız. Aksiyonla alınan kararları sahaya indirecek, süratle uygulamaya dönüştüreceğiz. Eğri oturup doğru konuşalım. Artık dünya şunu bekliyor ve söylüyor: ‘Daha fazla söz söylemeyin, daha fazla sonuç üretin.’ Halklarımızın bu beklentisine cevap vermek zorundayız. Çok taraflı sistemde, güveni yeniden tesis etmeliyiz. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında samimi işbirliğini güçlendirmeliyiz. Uyum politikalarının dengeli bir şekilde ilerletilmesine imkan tanımalıyız. COP31 Başkanlığı olarak, bu konuda somut adımlar için çalışacak; finansman, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme gibi kritik başlıkları COP31’in tam kalbine koyacağız. Çünkü finansman yoksa dönüşüm olmaz, teknoloji yoksa hızlanma olmaz, kapasite yoksa sürdürülebilirlik olmaz” ifadelerini kullandı.

Sıfır Atık ve somut hedefler vurgusu

Zirvenin somut adımlar üzerine inşa edileceğini belirten Kurum, “Değerli dostlarım, COP31 gündemimiz, somut ve ölçülebilir adımlar atmak olacak. Atık yönetimi alanında emisyonları azaltacak, döngüsel ekonomiyi güçlendireceğiz. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde başlayıp bugün küresel bir çevre seferberliğine dönüşen sıfır atık hareketini ve kazanımlarımızı tüm dünyayla paylaşacağız. Temiz enerjiye erişimi olmayan 730 milyon insan için çözüm üretmeye katkı sağlayacağız. Sanayi sektörünü net sıfır hedefleriyle uyumlu hale getireceğiz. İklim dirençli şehirleri yaygınlaştıracağız. Su, tarım ve gıda güvenliği alanlarında uyum politikalarını güçlendireceğiz. Biyolojik çeşitliliği koruyan ve karbon yutak alanlarını artıran adımlar atacağız. Gençlerimizi, iklim kriziyle mücadelenin merkezine taşıyacağız. Tam bu noktada şunu özellikle ifade etmek isterim; taahhüt niyet beyanı; uygulama ise güvendir. COP31 Başkanlığı, bu güveni inşa etmeye taliptir. Türkiye, bu süreci sonuç üreten bir zemine taşımakta kararlıdır” dedi.

“Antalya, on binlerce iklim gönüllüsünü misafir etmeye hazırdır”

Bakan Kurum, uluslararası iş birliklerine de değinerek, “Değerli temsilciler, iklim değişikliği ile mücadeleye devam etmek ve dar da olsa açık olan fırsat penceresini kullanabilmek, bu soruna küresel ölçekte yanıt vermek çok değerlidir. Bu anlamda, COP30’da başlayan Paris Anlaşması’nın uygulama döngüsünü sahaya taşımak üzere güçlü bir işbirliğine imza attık. Brezilya ve Azerbaycan başkanlıklarıyla ve Avustralyalı dostlarımızla eşgüdüm içindeyiz. Bir yandan COP30’dan COP31’etaşınan önemli girişimler üzerinde çalışıyor; diğer yandan 1,5 derece hedefi doğrultusunda siyasi ivmeyi korumak için çaba sarf ediyoruz. Türkiye ve Avustralya iş birliği modeli, güçlü sonuçlar elde etme vizyonu üzerine kurulmuştur. İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı değerli dostum Chris Bowen, COP31 Müzakereler Başkanı olarak görev yapmaktadır. Bu model, iklim diplomasisi için yeni bir dönemi başlatan, özgün bir iş birliği yapısıdır. Şu anda, liderler seviyesinde konuyu ele alan Antalya Deklarasyonu’nun hazırlığı içerisindeyiz. Bu noktada, ülkelerin görüşlerini de alarak COP31’de nihai hale getirmek istiyoruz. 11-12 Kasım tarihlerinde yapılacak liderler zirvesiyle COP31’i geleceğe taşıma konusunda yüksek bir irade gösteriyoruz. Eylem gündemini de görüşlere açtık ve Nisan ortasında görüşleri aldıktan sonra Mayıs ayında bu çalışmayı da tamamlayacağız. Haziran’da bir etkinlik düzenleyerek, Eylem gündemini operasyonel hale getireceğiz. Dünya turizminin gözdelerinden güzel şehrimiz Antalya, on binlerce iklim gönüllüsünü misafir etmeye hazırdır” ifadelerini kullandı.

“Ya doğayı koruyacağız ya da yok olacağız”

Bakan Kurum, konuşmasının sonunda küresel bir çağrıda bulunarak, “Değerli dostlarım, bugün sizlerin huzurunda, tüm insanlığa bir çağrım olacak. Bu çağrı, küresel bir öze dönüş çağrısıdır. Tüm insanlık olarak, doğuştan gelen fıtratımıza, bizi biz yapan özümüze geri dönmeliyiz. Bir insanlık sorunu haline gelen iklim krizine karşı niyetlerimizi, yüreklerimizi ve ellerimizi birleştirmeliyiz. Şunu tek bir an bile unutmayalım ki bir tercih yapacağız. Ya doğayı korunacak bir emanet bilen özümüze döneceğiz, ya da yok ettiğimiz dünya ile beraber biz de yok olacağız. Ya mevcut gidişatı izlemeye devam edeceğiz, ya da ortak iradeyle gidişata yön vereceğiz. COP31 Başkanlığı olarak biz tercihimizi yaptık: Sizin de desteğinizle, tüm insanlık için, dünyanın tüm çocukları için harekete geçiyoruz. COP31’deki güçlü liderliğimizle küresel iklim diplomasisinde yeniden güveni, işbirliğini, kardeşliği ve aksiyonu hakim kılacağız. Sizleri de bu ortak iradenin parçası olmaya, çözüme katkı sunmaya ve birlikte sonuç üretmeye davet ediyorum” dedi.

BM İklim Özel Danışmanı Hart: “Türkiye muazzam bir liderlik sergiliyor”

Toplantıda konuşan BM Genel Sekreteri İklim Eylemi Özel Danışmanı Selwin Hart, Türkiye’nin COP31 Başkanlık sürecinden övgüyle bahsederek, “Türkiye çok muazzam bir liderlik sergiliyor. Küresel iklim krizine gösterdikleri liderlik inanılmaz. Avustralya ile iş birlikleri, uyumları takdire şayan. Geçmiş dönemlerle bir arada çalışıyorlar” dedi.

Brezilya ve Fransa başta olmak üzere programda söz alan ülke temsilcileri Türkiye’ye desteklerini iletip, takvime uygun ilerleyen süreç için teşekkürlerini sundu.

Kaynak: İHA

avcılar escort güneşli escort esenyurt escort beylikduzu escort silivri escort şirinevler escort istanbul escort kayaşehir escort halkalı escort merter escort küçükçekmece escort mecidiyeköy escort şişli escort ankara escort antalya escort izmir escort kayseri escort muğla escort kocaeli escort tekirdağ escort maltepe escort dubai vize Rusya Vize istanbul escort anadolu yakası escort